FORGOT YOUR DETAILS?

İzmir Sanayi Teşviki Fırsatını Kaçırmamalı

Yaşar Üniversitesi Bilgi ve Teknolojileri Transfer Ofisi Müdürü Dr. Emrah Tomur, “AR-GE Reform Paketi” olarak bilinen 6676 Sayılı Kanunun sağladığı avantajların İzmir ve çevresindeki endüstri kuruluşları ile kamu tarafından doğru biçimde değerlendirilmesi kentin Avrupa’da önemli bir merkez haline gelebileceğini söyledi.

Dr. Emrah Tomur, İzmir’in, yüzde 42’si 30 yaşın altında olan genç nüfusu, 110 binin üzerinde üniversite öğrencisi ve üniversitelerindeki 130’un üzerindeki araştırma ve uygulama merkezine rağmen sanayiye yönelik AR-GE faaliyetleri bakımından sahip olduğu potansiyelin oldukça altında olduğunu savundu. Dr.Tomur, “Türkiye’de faaliyette olan yaklaşık 250 özel sektör AR-GE merkezinden yalnızca 25’i İzmir’de. Bu alanda, İstanbul ve Ankara’nın yanı sıra Bursa ve Kocaeli de Türkiye’nin üçüncü büyük şehri olan İzmir’in önünde yer alıyor. Benzer şekilde KOBİ ve sanayi kuruluşlarının kullandığı AR-GE ve yenilik fonlarının büyüklüğü bakımından İzmir 5. sırada bulunuyor, söz konusu hibe desteklerden Türkiye geneline bakıldığında yalnızca yüzde 5 oranında pay alıyoruz” diyerek bu alandaki eksikliğe dikkat çekti.

FIRSATA DÖNÜŞTÜRÜLEBİLİR

AR-GE faaliyetleri ve yatırımları konusundaki bu olumsuz tablonun, İzmir’in coğrafi, iklimsel ve sosyal açıdan sahip olduğu avantajlar düşünüldüğünde iyi bir planlama ile önemli bir fırsata dönüştürülebileceğini vurgulayan Yaşar Üniversitesi Bilgi ve Teknolojileri Transfer Ofisi Müdürü Dr. Emrah Tomur, “Özellikle yeni yürürlüğe giren 6676 Sayılı Kanunun sağladığı avantajların, İzmir ve çevresindeki endüstri kuruluşları ile kamu tarafından doğru biçimde değerlendirilmesi, kent ekonomisinin katma değeri yüksek teknolojik ürün ve hizmetlerle güçlenerek büyümesini sağlar. Yasal düzenlemeyle getirilen AR-GE merkezi kurmak için gerekli personel sayısı 30’dan 15’e düşürüldü. İzmir’deki orta ölçekli kuruluşlarca bu fırsat değerlendirilirse bölgedeki merkez sayısı ve dolayısıyla kentten çıkan inovatif ürünleri artıracak ve aynı zamanda istihdama katkı sağlayacaktır” dedi.
İZMİR’İN POTANSİYELİ DEVLET TARAFINDAN DA GÖRÜLDÜ

Emrah Tomur, İzmir’in, 2 serbest bölgesi, 4 teknoloji geliştirme bölgesi ve 13 organize sanayi bölgesinin avantajını mevcut ve yeni kurulacak AR-GE ve tasarım merkezleri ile birleştirmesi durumunda, AR-GE, Tasarım ve İnovasyon’un Türkiye’deki hatta Avrupa’daki merkezi olmak için ciddi bir potansiyel taşıdığını ifade etti. Tomur, “Geçtiğimiz aylarda İzmir’e gelen ve kentin katma değeri yüksek, teknolojik ürünler üretmesini istediklerini söyleyen Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Sayın Faruk Özlü’nün, yine aynı konuşmasında bahsettiği Urla bölgesine uluslararası çapta bir araştırma-geliştirme ve teknoloji merkezi kurulması projesi, İzmir’in bu potansiyelinin devlet tarafından da görülerek desteklendiğini göstermesi açısından son derece önemli” diye konuştu.

8 MİLYARLIK YATIRIM NEDEN İZMİR’E GELMESİN?

Emrah Tomur, “Tüm bunlara ilaveten, son zamanlarda Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekçi tarafından gündeme getirilen enerji, hammadde, teknoloji ana başlıklarında stratejik ürünlerde ve belirli sektörlerde uygulanması planlanan özel teşvik sisteminin halihazırda devreye alınmış olan AR-GE ve tasarım destekleri ile bütünleştirilmesiyle, yalnızca yerli yatırımcılar değil uluslararası yatırımcılar için de ülkemizin çok cazip hale geleceğini söylemek mümkün. Dolayısıyla İzmir; enerji, sağlık, ilaç sanayi, tarım, malzeme bilimi ve savunma teknolojileri gibi stratejik sektörlerde AR-GE ve yenilik faaliyetlerini hızlandırabilir, doğru işbirliklerini, süreçleri vakit kaybetmeden kurgulayabilirse son günlerde Türkiye’ye 8 milyar dolarlık yatırım yapacağı konuşulan yabancı şirketin bu yatırımı kentimize yapmaması için hiçbir neden yok. Böyle büyük ölçekli ve uluslararası yatırımın gelmesi, İzmir’in Türkiye’nin Silikon Vadisi olma hayalini gerçeğe dönüştürecektir” şeklinde konuştu.

TOP